ekonomi

Armatür Derneği YK Başkanı Gökhan Turhan: Türkiye’de e-İhracat Birliği kurulmalı

Gökhan Turhan – Armatür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Teknoloji ve dijital kanalların sağladığı avantajlardan biri olan e-ticaret yöntemi; ticaret konusunda sınırların kalkmasına, dünyanın bir ucundaki insanların, dünyanın diğer ucunda satışta olan ürünleri inceleyerek sipariş verebilmesine olanak sağlamaya başladı. Geleneksel ticaretin yerine, kişiler gelirlerinin büyük bir kısmını online siparişler ile sağlamaya başladı.         

Online satış kanalları aracılığıyla yurt dışındaki bireysel müşterilere yaptığımız satışlara ise e-ihracat deniyor. Dijital ortamın imkanları sınırsız. Hedef kitlesi ve pazarı iyi belirlenmiş yerli ürünlerin satışından elde edilecek kazanç oldukça efektif olabilir.               

Öncelikle sizlere iki farklı grupta rakamlar vermek isterim. İlki e-Ticaret ile ilgili. 

e-Ticaret şirketleri kısa sürede artık dünyanın ekonomisini yönlendirir hale geldi. Hatırlarsak, daha 20 yıl önce dünyanın en güçlü ve değerli şirketleri arasında enerji, finans firmaları ilk sıraları paylaşıyordu. Yüzbinlerce hatta milyonlarca kişiye istihdam sağlayan bu dhanelerin yerini şimdilerde Amazon, Alibaba gibi e-ticaret şirketleri aldı.               

2000 yılında Forbes’un açıkladığı zenginler listesinde Türk işadamı Mehmet Emin Karamehmet’in serveti 8 milyar dolar iken, Amazon’un patronu Jeff Bezos 6.1 milyar dolarlık bir varlığa sahipti. Jeff Bezos şu anda 175 milyar dolarlık servete sahip ve dünyanın en zensin iş insanı. Bu büyümeyi ise sadece 26 yılda (Amazon 1994 yılında kuruldu) gerçekleştirdi. Amazon’un cirosu 280 milyar dolar. Neredeyse Türkiye ekonomisinin yarısı kadar. Romanya, Mısır, Çekya, Yunanistan, Bangladeş gibi ülkelerin ekonomisinden daha da büyük.               

Bir diğer örnek ise Çin’den. Asya’nın en büyük e-ticaret platformu Alibaba’nın 21 yıllık (1999’da kuruldu) bir öyküsü var. 48 milyar dolarlık serveti olan Jack Ma’nın temelini attığı şirket, yılda 72 milyar dolarlık bir ciro elde ediyor.

Coğrafyası ve nüfus yapısıyla bölgenin en dinamik ülkesi Türkiye’nin de enerji gücü yok ne yazık ki. Petrolü iş gücü, doğalgazı ise coğrafik konumu. Unicorn’a ilk yaklaşan şirketimizin de e-ticaret sektöründen çıkması bir başka ayrıntı. Hatırlayın Alibaba’nın aldığı Trendyol için ödenen ücret 1 milyar dolara yaklaşmıştı.           

Yunanistan’da yüzde 16, Türkiye’de yüzde 0.5

E-ticaretten sonra ikinci ve en önemli rakamlar ise e-ihracata ait.           

Türkiye’nin e-ihracatta Amerika, Çin, Japonya, Almanya gibi ülkelerin oldukça gerisinde olduğunu biliyoruz. Trademap.org verilerine göre Çin dünyanın en büyük ihracatçısı konumunda, 2019 yılında dünya genelinde yaptığı ihracat 2.5 trilyon dolar civarında ve yüzde 25’i de e-ihracattan geliyor. Amerika’nın ise 1 trilyon 650 milyar dolarlık ihracatının yüzde 15 civarında bir kısmı e-ihracattan geliyor. Almanya’nın geçen yıl dünya geneline yaptığı ihracat verisi ise 1.5 trilyon dolar olup, yüzde 15’inin yine e-ihracattan oluşuyor. Yunanistan’da bile 36 milyar dolar ihracatın yüzde 16’sı e-ihracattan gelirken; Türkiye’nin 2019 yılında dünya geneline ihracatı 180 milyar 468 milyon dolar, fakat e-ihracatın bunun içindeki payı yüzde 0.5 civarlarında.             

Türkiye’de e-ihracat ile ilgili verilerin ayrıştırılması çok sağlıklı değil, gümrüklerde bu sorgulamanın yapılması gerekli, gençler İngilizce sorunu sebebiyle e-ihracattan çekiniyorlar. Aslında e-ihracat sınır tanımıyor, ülke tanımıyor, marka tanımıyor. Adaletli bir sistem. Çalışanın, başarılı olanın yanında bir sistem. Marka, bilinirlik, menşei ikinci planda. Ön planda, hız ve ulaşılabilirlik var. Konunun dhanelet politikası haline getirilerek bütünlük içinde ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

“Sanal ortamda hiç tanımadığımız firmaya ürün sattık”

Biz iki ay önce Armatür Derneği olarak ilk B2B’mizi gerçekleştirdik. Bu çok e-ihracat olmasa da sanal bir buluşma. Ve Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğüm Turaş Gaz Armatürleri de 20 gün içerisinde bu platform aracılığı ile bir satış gerçekleştirebildi. Brezilya’dan hiç tanımadığımız bir firmaya ürün sattık.

2023 yılında Türkiye’nin e-ticaret hedefi 350 milyar TL. E-ihracatın bu hedef içindeki payı 70 milyar TL civarında. Türkiye’de e-ticaretin lokomotifi olabilecek kapasiteye sahip e-ihracat, ülkenin dijital dönüşümünü de tetikleyebilecektir. E-ihracat, yabancı bir ülkeyle ticaret yapılması sebebiyle ülke ekonomisine döviz girdisi sağladığı için başlı başına bir ekonomik katkıdır. İşletmeler, e-ihracat aracılığı iç pazardan dış pazara açılabilir. Böylece kendi kârlılıklarını artırırken, ülke ekonomisine de büyük katkı sağlar. Biz de ülkemizde üretilen ürünleri e-Ticaret ve e-İhracat ile yurtdışına satarak ihracat rakamlarımızı daha üst shaneiyelere çekebilir ve cari açığımızın kapanmasına katkı sağlayabiliriz. Dijital dönüşüm sürecini yakından takip etmemiz gerekiyor. Yakın coğrafyamızdan örnek vermek gerekirse 150 milyar dolarlık bir ekonomi olan Ukrayna’nın yıllık 50 milyar dolarlık bir ihracatı var. Bu ihracatın neredeyse 5 milyar doları bilişim sektöründen geliyor. Ukrayna’da Dijital Dönüşüm Bakanlığı mhanecut. Bu bakan ayrıca ülkenin Başbakan Yardımcısı unvanına da sahip. Bizim de dijital dönüşüme daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor.

Öneriler

● E-ihracat için dhanelet destekleri daha da artmalı.

● E-ticarete verilen destekler e-ihracata da yansıtılmalı.

● TİM çatısı altında yeni bir birlik, örneğin e-İhracat Birliği kurulabilir.

● E-İhracat konusunda hızlı olmamızı sağlayacak kamunun da içerisinde olacağı platformlar kurulabilir.

Etiketler

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı